Kelime Arşivi: Mehmet Güreli
Kurbağaların dans hocası…
Bu hikâyeyi ona anlattıkları yıllarda savaş yeni bitmiş, harabeye dönen Avrupa’nın zor hissedilen varlığı toz toprak içinde kalmıştı....
Bir Deniz kazası…
Dalgalar azaldığında, uzaklardaki dağların ardında güneş yavaş yavaş kayboluyor, günün son ışınlarını mavilikler üzerine gönderiyordu....
Bir gözü siyahla kapanmış adam…
Filmin ilk karesinde Claude kameraya şöyle diyordu: “İyi kitaplardan kaçmaz kimse, Sebastian’ı hiç anlamış değilim...”
Bir banka oturmuş,...
Eller ve çizgiler
Rüzgârın yerlere saçtığı yapraklar
gibidir insan kuşakları.
Homeros
Şöyle başlıyordu anlatmaya:
“Arabadan indiğimde hemen kendimi...
Rothko ve güvercin…
Gerçek, hem kendini hem de gerçek olmayanı gösterir.
Veritas...
Li’nin hikâyesi…
Her sabah aynı yerde görürdük Honglei’yi. Bazen nehir boyunca keçisiyle ve köpeğiyle yürüyüşe çıkar, bazen de Ying Kesong ağacının altında...
Köprüdeki adam…
Bazı fikirleri, düşünceleri kaleme alırken insan, nasıl olur da, yaşamının geride kalan bölümünde neler olacağını hesaplamayı tercih eder?...
Saat kulesinin çevresinde…
Sinemanın büyük yaratıcılarının kendine ait ışıkları, mekânları ve temaları vardır. Kurosawa’nın mekânı ile Mizoguchi’ninki karıştırılamaz Gilles...
Nil kıyısında bir akşamüstü…
Princessa Elena gemisinin güvertesinde kahvaltısını etmekte olan Momus, birden karşısında Çılgın Kalabalıktan Uzak filminden tanıdığı Julie’yi...
Max ve Magda…
Oturduğu iskemleden düşmemek için masaya tutundu, gözlüğü fırladı ve tek camı halının üzerinde sessizce yuvarlandı, tahtalara ulaştı,...